Sowlea
Türkçe

Akustik gitar: klasik ve çelik telli gitar nasıl çalışır

Akustik gitar, telleri çekilerek çalınan bir çalgıdır: telleri parmaklarınızla ya da penayla çekersiniz, içi boş tahta gövde de onların titreşimini duyabildiğiniz sese çevirir. İki ana türü vardır: naylon telli klasik gitar ve çelik telli folk gitar. Aynı şekilde akort edilirler, ama yapıları, elde bıraktıkları his ve sesleri farklıdır.

9 Ekim 2026'da gözden geçirildi

Bu derste

Akustik gitarla tanışın

Gitarın gövdesinin bir “beli” vardır, yani ortada içe doğru kıvrılan bir kısım; sapı da perdelerle bölünmüştür. İlk gitarların dört teli vardı; bugün altı tel standarttır. Gitarlar üç temel türdedir: naylon telli akustik (klasik ve flamenko), çelik telli akustik (folk) ve elektro gitar. Bu sayfa ilk ikisini anlatıyor.

En büyük fark tellerdir. Klasik gitarda 1–3. teller tek parça şeffaf naylon tellerdir, 4–6. tellerin ise gümüş kaplı bakır telle sarılmış, yaklaşık 200 naylon lifinden oluşan bir özü vardır. Çelik telli gitarda 1–2. teller düz çeliktir, 3–6. teller metalle sarılıdır; bu sarım çoğunlukla 80/20 bronz ya da fosfor bronzdur.

Çelik teller çok daha gergin çekilir: normal gerginlikte bir naylon takım (D'Addario EJ45) altı telde toplam 85,8 lb (38,9 kg) eder, 12–53 bir çelik takım (EJ16) ise yaklaşık 160 lb, yani kabaca iki katı. Bir lastik bant gibi, tel ne kadar gergin çekilirse aşağı bastırmak o kadar zorlaşır.

Naylon telli gitar, çelik telli gitardan neredeyse her zaman daha sessizdir ve ritim çalınca sesi daha yumuşaktır; çelik teller ise net, parlak bir ses verir. Naylon; klasik, flamenko, Latin, bossa nova, caz ve popta, çelik ise folk, pop, rock, blues, country ve bluegrass'ta kullanılır.

Klasik gitarın sapı daha geniştir (tipik bir Yamaha'da üst eşikte 52 mm), arkası yarım yuvarlaktır ve gövdeye 12. perdede birleşir. Çelik telli gitarın sapı daha dardır (43 mm), arkası daha üçgenimsidir ve genellikle 14. perdede birleşir; böylece klavyenin daha büyük bölümüne kolayca ulaşılır.

Aile
Telli çalgı (çekilerek çalınan)
Sınıflandırma
Hornbostel–Sachs 321.322-5: çıplak parmaklarla çalınan saplı kutu lavta
Teller
6; klasik gitarda naylon, folk gitarda çelik
Ses alanı
E2'den C6'ya (20 perde)
Anahtar
Sol anahtarı, duyulduğundan bir oktav yukarıda yazılır
Transpozisyon
Yazıldığından bir oktav kalın duyulur
Yaygın boyutlar
Klasik: 650 mm tel boyu (Yamaha C40II); çelik telli: 25,4 inç ≈ 645 mm (Martin D-28)

Gitarın parçaları

Baştan sona doğru akustik bir gitar aşağıdaki parçalardan oluşur. İki türün parçalarının çoğu ortaktır; içerideki gizli balkonlarda, tellerin bağlanma biçiminde ve çelik telli gitarlardaki pena koruyucuda ayrılırlar: klasik gitarın telleri köprüye bağlanır, çelik teller ise küçük köprü pimleriyle köprüde tutulur.

İyi ön kapaklar çoğu zaman kitap açılımı (bookmatch) yapılır: tek bir tahta parçası iki levhaya biçilir ve bir kitap gibi açılır; böylece iki taraftaki damarlar birbirinin ayna görüntüsü olur.

Bazı parçalar çalgının içinde ya da arkasında olduğu için resimde görünmez; numaraları yalnızca kabaca nerede olduklarını gösterir.

Gitarın parçaları
  1. Kafa ve burgular headstock / tuning keys

    Bir burguyu çevirmek teli gerer ya da gevşetir; akort böyle yapılır. Klasik gitarlarda çoğunlukla açık dişli burgular kullanılır.

  2. Üst eşik nut

    Telleri kafa tarafında tutan, boş telin titreşmeye başladığı küçük şerit. Bugün genellikle kemik, sert plastik ya da pirinçtir.

  3. Sap neck

    Sol elinizin tuttuğu uzun kısım. Çelik telli gitarın sapının içinde, bükülmesini önleyen, yaklaşık 6 mm kalınlığında ayarlanabilir bir çelik çubuk (truss rod) gizlidir.

  4. Klavye ve perdeler fingerboard / frets

    Telleri bastığınız yer, çoğu zaman abanozdur. Bastığınızda metal perde yeni bitiş noktası olur; gövdeye doğru her perde notayı bir yarım ses yükseltir.

  5. Ön kapak (ses tablası) top / soundboard

    İnce ön levha, çoğu zaman ladin ya da kırmızı sedirdir, yaklaşık 2,5–3 mm kalınlıktadır. Tellerin titreşimi ona köprü aracılığıyla ulaşır, ön kapak da havayı iter; arka kapak akustik açıdan çok daha az önemlidir.

  6. Ses deliği ve rozet sound hole / rosette

    Gövdenin içindeki havayı dışarıdaki havaya bağlar ve kalın bir rezonans oluşmasına yardım eder; çevresindeki halka kakma bir süslemedir.

  7. Pena koruyucu pickguard

    Çelik telli gitarlarda ses deliğinin yanında, penanın ön kapağı çizmesini önleyen ince bir levha. Resimdeki gitar klasik gitardır ve genellikle pena koruyucusu yoktur; numara, çelik telli gitarda nerede durduğunu gösterir.

  8. Balkonlar bracing

    Ön kapağın içine yapıştırılmış ince tahta çubuklar. Tellerin çekişini taşır ve tınıyı biçimlendirirler: klasik gitarlarda yelpaze biçiminde, çoğu çelik telli gitarda daha büyük ve daha güçlü X balkon.

  9. Köprü ve alt eşik bridge / saddle

    Telleri kuyruk tarafında tutar ve titreşimlerini ön kapağa aktarır. Köprüler abanoz ya da gül ağacı gibi sert ağaçlardandır; alt eşikler çoğu zaman kemiktir.

  10. Yanlar ve arka kapak sides (ribs) / back

    Gövdenin kenarını ve arkasını oluşturur; çoğu zaman maun, gül ağacı ya da akçaağaçtır. Arka kapak sese, ön kapaktan çok daha az etki eder.

Ses nereden gelir

Bir tel o kadar incedir ki sallanırken havayı neredeyse hiç itmez; bu yüzden tek başına çok sessizdir. Bir kalem sallarsanız neredeyse hiç esinti hissetmezsiniz; bir yelpaze sallarsanız hissedersiniz. Gitar, telin titreşimini alt eşik ve köprü aracılığıyla ön kapağa aktarır; geniş ön kapak da çok fazla havayı itebilir.

Gövde aslında bir yükselteç değildir: bütün enerji sizin teli çekmenizden gelir; gövde yalnızca tel titreşimini hava titreşimine daha verimli biçimde çevirir, tıpkı bir hoparlörün konisi gibi. Kabaca söylersek ince sesler çoğunlukla köprünün titreştirdiği ön kapaktan gelir; kalın sesin önemli bir kısmı ise gövdenin içindeki havadan gelir ve ses deliğinden çıkar.

İçerideki hava da rezonansa girer. Ses deliğindeki hava ileri geri itilir, tıpkı boş bir şişenin ağzından üflediğinizde çıkan uğultu gibi; buna Helmholtz rezonansı denir ve gitarda, çalgıya göre F#2 ile A2 arasına düşer. Daha büyük bir ses deliği daha çok ses verir; daha küçüğü daha sessiz ama daha yuvarlak bir ses verir.

Bir telin perdesi dört şeye bağlıdır: kütle, gerginlik, uzunluk ve nasıl titreştiği. Daha ağır, daha gevşek ve daha uzun teller daha kalın ses verir. Aynı uzunluk ve gerginlikte bir oktav daha kalın ses için dört kat ağırlık gerekir; bu yüzden kalın teller, metal telle sarılmış ince bir öz kullanır: daha ağırdır ama fazla sert değildir.

Bir teli bastığınızda perde, üst eşiğin yerini alıp bitiş noktası olur; tel kısalır ve nota yükselir. 12. perdede tel yarı boyundadır, bir oktav daha incedir; 7. perdede 2/3'tür ve E'yi B'ye çevirir; 5. perdede 3/4'tür ve E'yi A'ya çevirir. Her yarım ses boyu yaklaşık 0,944 ile çarpar; bu yüzden perdeler gövdeye doğru daralır.

Teli nerede çektiğiniz tınıyı değiştirir: köprüye yakın çekince daha parlak duyulur; telin üçte birinden çekmek 3., 6., 9.… harmonikleri dışarıda bırakır. Ön kapağa doğru çekilen tel gür başlar ve çabuk söner; ön kapağa paralel çekilen tel daha zayıftır ama daha uzun çınlar.

Çekildikten hemen sonra telin üzerinde keskin bir kırılma vardır ve bu, yüksek frekanslarla doludur; bunlar çabuk söner, bu yüzden yaklaşık bir saniye sonra ses yuvarlaklaşır. Naylon teller geniş salınır ve daha geniş aralık ister, bu yüzden klasik gitarın sapı daha geniştir; çelik teller o kadar güçlü çeker ki ön kapağın daha büyük ve güçlü balkonlara ihtiyacı vardır.

Deneyin: Boş A telini (5. tel) çalın ve ses deliğinin önünde bir karton parçasını yavaşça ileri geri hareket ettirin. Sesin nasıl değiştiğini dinleyin. Kulağınızı ses deliğine yaklaştırıp F#2 ile A2 arasındaki kalın notaları hafifçe söyleyerek gövdeyi birlikte çınlatan notayı da bulabilirsiniz.

Nasıl çalınır

Klasik gitar genellikle oturarak çalınır: sol ayağınız bir ayak taburesinde, gitarın beli sol bacağınızın üzerinde, kafası solda ve yaklaşık göz hizasına kadar yükseltilmiş olur. Gitara değen yer sağ ön kolunuzdur; sağ dirsek gövdenin kenarına dayanır, bilek ve el gevşek kalır.

Sol başparmağınız sapın arkasını desteklerken parmaklar dik durur ve uçlarıyla basar. Teli perdenin tam üstünden değil, perdenin hemen kafa tarafındaki yanından basın; yoksa parmağınızın etli kısmı titreşimi durdurur ve nota boğuk çıkar.

Klasik gitaristler genellikle başparmaktan yüzük parmağına kadar olan parmaklarla çalar ve normalde pena kullanmaz; parmak numaraları p (başparmak), i (işaret), m (orta) ve a (yüzük) diye yazılır. Çelik telli gitar kendi şarkınıza eşlik etmek için harikadır; çoğunlukla penayla ritim çalınır ya da akorlar arpej (akorun notaları teker teker) çalınır.

Ritim çalarken yüksek sesle sayın: önce yalnızca 1. vuruşu çalın, sonra ikilik, dörtlük ve sekizlik notaları; sekizlik notalardaki “&” (“ve”) vuruşlarını aşağıdan yukarı çalın, genellikle yalnızca üç ince teli yakalayarak. Flamenko rasgueado bütün parmakları kullanır; hammer-on, sol el parmağını klavyeye vurarak bir nota çıkarmak, pull-off ise parmağı çekerek bırakmaktır; kapo sapı sıkıştırır, böylece akor biçimlerini değiştirmeden tonu yükseltebilirsiniz.

  • Hiçbir perdeye basmadan 6., 5., 3. ve 1. telleri çekin: E2, A2, G3, E4. Naylonun yumuşak sesini dinleyin.
  • Çelik telli bir gitarda aynı dört boş tel: E2, A2, G3, E4. Her notanın başlangıcının ne kadar net olduğunu karşılaştırın.
  • Klasik gitarın 1. telinde önce boş E4, sonra telin yarı boyda olduğu 12. perde: E5.
  • Çelik telli gitarın 1. telinde boş E4, sonra 13. perde: F5. On iki perde bir oktav eder, bir perde daha bir yarım ses ekler.

Ses alanı ve yazılış

Gitar müziği sol anahtarıyla yazılır, ama gelenek olarak duyulduğundan bir oktav yukarıda yazılır. Bazı notalarda, bir oktav kalın duyulduğunu hatırlatmak için sol anahtarının altına küçük bir 8 konur.

Örneğin boş 5. tel A3 olarak yazılır ama A2 (110 Hz) olarak duyulur. Altı boş tel E3, A3, D4, G4, B4, E5 olarak yazılır ve E2, A2, D3, G3, B3, E4 olarak duyulur. Komşu teller arasında çoğunlukla tam dörtlü vardır; yalnızca G (3. tel) ile B (2. tel) arası büyük üçlüdür.

En kalın nota boş 6. tel E2'dir (yaklaşık 82,4 Hz). En ince nota perdelere bağlıdır: 20 perdeli bir gitarda 1. tel C6'ya, 19 perdeli bir gitarda B5'e ulaşır; gitar yazısında bu E3'ten C7'ye demektir. 6. tel çoğu zaman bir tam ses aşağı, D'ye akort edilir (drop D); böylece en alta D2 eklenir.

Gitar notasında yazıldığı gibi altı boş tel: E3, A3, D4, G4, B4, E5.
Yazılan
Duyulan
Boş 5. tel: A3 yazılır, bir oktav kalın A2 duyulur (fa anahtarıyla çizilmiştir).
E2 – C6

Dinleyin

  • Önce klasik gitar, sonra çelik telli. İkisi de E2 çalıyor; hangisi daha net başlıyor, hangisi daha yumuşak duyuluyor?
  • Bu nota gövdedeki havanın rezonansına (yaklaşık F#2 ile A2 arası) yakındır. Kalın notanın her gitarda ne kadar uzun ve dolgun çınladığını karşılaştırın.
  • Klasik gitarın G teli tek parça naylondur; çelik telli gitarın G teli metalle sarılıdır. Renk farkını duyun.
  • Notanın en başı daha keskindir; yaklaşık bir saniye sonra yüksek frekanslar sönünce yuvarlaklaşır.
  • Klasik gitarın 12. perdedeki E5'i, sonra çelik telli gitarın 13. perdedeki F5'i.

Tarihçe ve aile

Gitar yaklaşık 500 yıl önce (15.–16. yüzyıl) İspanya çevresinde ortaya çıktı. 16. yüzyıl gitarları bugünkülerden çok daha küçüktü; dört tel grubu (çift tel), bağırsak telleri ve sapın çevresine bağlanmış bağırsak perdeleri vardı.

1600 dolaylarında beşinci bir tel grubu eklendi ve “İspanyol gitarı” doğdu. 18. yüzyılda bağlanan bağırsak perdelerin yerini sabit fildişi ya da metal perdeler aldı, yüzyılın sonlarına doğru da altıncı bir tel grubu eklendi. 1800 dolaylarında çift teller, bugün de kullanılan E–A–D–G–B–E akorduyla altı tek tele dönüştü.

Modern klasik gitarın büyük kısmı İspanyol yapımcı Antonio de Torres'ten (1817–1892) gelir. 1850'lerde gitar yapmaya başladı ve daha gür bir gitar için daha uzun, daha geniş gövdeler yaptı. Yelpaze balkonları o icat etmedi, ama onları mükemmelleştirdi ve yaygınlaştırdı.

Çelik telli gitarın hikâyesi Amerikalıdır. C. F. Martin 1833'te New York'ta işini açtı; 19. yüzyılın ortalarında Martin şirketi X balkonu geliştirdi ve bu, sonradan gitarların çelik tellerin çekişine dayanmasını sağladı. Turneye çıkan müzisyenler bir konser salonunun arkasına kadar ulaşan bir sese ihtiyaç duyuyordu; bu yüzden şirket oldukça hızlı biçimde bağırsak telden metal tele geçti ve çelik telli gitarlar 20. yüzyılın başlarında yayıldı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında bağırsak tel azaldı, çünkü bağırsak savaş alanında ameliyat ipliği olarak kullanılıyordu. New York'lu yapımcı Albert Augustine, gitarist Segovia ile birlikte naylon telleri geliştirdi; bu teller 1940'ların sonunda piyasaya çıktı.

Gitarın akrabaları arasında lavta, vihuela (daha çok teli olan daha büyük bir kuzen) ve flamenko gitarı (daha ince gövdeli, daha canlı ve keskin, çabuk sönen bir sesi olan) ile on iki telli gitar, elektro gitar ve Güney Amerika'nın charangosu vardır. Ukulelenin dört teli, gitarın 1–4. telleriyle aynı aralıklara sahiptir, ama ses yükseklikleri farklıdır.

  1. 15.–16. yy.
    Gitar İspanya çevresinde ortaya çıkar; 16. yüzyıl gitarlarının dört tel grubu ve bağırsak telleri vardır
  2. y. 1600
    Beşinci bir tel grubu eklenir; “İspanyol gitarı”
  3. 1759
    Bilinen en eski yelpaze balkonlu gitar; Sevilla'da Francesco Sanguino'ya atfedilir
  4. 18. yy.
    Bağlanan bağırsak perdelerin yerini sabit perdeler alır; yüzyılın ikinci yarısında altıncı bir tel grubu eklenir
  5. y. 1800
    E–A–D–G–B–E akortlu altı tek tel
  6. 1833
    C. F. Martin New York'ta işini açar
  7. 1850'ler
    Antonio de Torres gitar yapmaya başlar ve modern klasik gitara biçim verir
  8. y. 1916
    Dreadnought gövde biçimi ortaya çıkar
  9. 1940'ların sonu
    Naylon klasik gitar telleri piyasaya çıkar

Başlangıç ve bakım

İlk gitarınızı seçerken onu kucağınıza alın: sol eliniz klavyenin uzak ucuna yetişmeli, yetişmiyorsa daha kısa tel boylu bir gitar seçin; ufak tefek çalanlar 3/4 boy kullanabilir. Naylon tellerin gerginliği çeliğinkinden düşüktür ve yeni başlayanlar onları çoğu zaman daha kolay çalar. Alçak tel yüksekliği (tellerin klavyeden yüksekliği, “aksiyon”) basmayı kolaylaştırır, ama fazla alçak olursa cızırtıya ya da çınlamayan notalara yol açar; bu yüzden ayarını yetkin bir tamirciye yaptırın.

Gitarlar tahtadan yapılır; ideal nem %45–%55'tir, fazla kuru hava tahtayı çatlatabilir ve köprüyü kaldırabilir. Bir lastik bant gibi naylon da ısınınca aslında büzülür (Gough–Joule etkisi); bu yüzden klasik gitar sıcakta tizleşir, en çok da 2. ve 3. tellerde.

  • Her çalışmanın sonunda teri ve yağı çalgılar için yapılmış kuru bir bezle silin; vernik ve cilaya zarar verebilecek silikonlu bez kullanmayın.
  • Klasik gitar tellerini en az 6 ayda bir, ideal olarak 3 ayda bir değiştirin; çelik telleri her gün çalıyorsanız her ay ya da birkaç haftada bir, daha az çalıyorsanız yaklaşık 3 ayda bir değiştirin. Altısını birlikte değiştirin.
  • Her teli notaya aşağıdan yukarı çıkarak akort edin; yukarıdan inerek akort etmek teli çoğu zaman akortsuz bırakır.
  • Çalmadığınızda gitarı kutusuna geri koyun ve kapoyu kutuda takılı bırakmak yerine çıkarın.
  • Klasik gitarı 2–3 haftadan uzun süre çalmayacak mısınız? Telleri birkaç tur gevşetin.
  • Eğilmiş bir sapı, kalkan bir köprüyü ya da çok aşınmış perdeleri bir uzman tamirciye bırakın; köprü kalkıyorsa tamir edilene kadar yeni tel takmayın.

Piyano sesi: Salamander Grand Piano, Alexander Holm (CC BY 3.0).

Çalgılar

  1. Çalgı aileleri
  2. Telli çalgılar
  3. Tahta üflemeli çalgılar
  4. Bakır üflemeli çalgılar
  5. Vurmalı çalgılar
  6. Tuşlu çalgılar
  7. İnsan sesi
  8. Orkestra
  9. Piyano
  10. Akustik gitar
  11. Elektro gitar
  12. Bas gitar
  13. Ukulele
  14. Keman
  15. Viyolonsel
  16. Flüt
  17. Klarnet
  18. Saksafon
  19. Trompet
  20. Bateri

Tüm çalgı dersleriMüzik kütüphanesi

Bu derste

Yazı boyutu